Hakkında Nostalghia
Andrey Tarkovski'nin 1983 yapımı 'Nostalghia'sı, yönetmenin sürgün döneminde İtalya'da çektiği ve adeta bir sanat manifestosu niteliğindeki filmidir. Bir Rus şair olan Andrei Gorchakov'un, 18. yüzyılda yaşamış bir Rus bestecinin İtalya'daki hayatını araştırmak için tercümanı Eugenia ile birlikte çıktığı yolculuğu konu alır. Ancak bu araştırma, giderek şairin kendi içsel buhranlarına, vatan özlemine (nostalji) ve varoluşsal sorgulamalarına dönüşür. İtalya'nın sisli kaplıcaları ve antik kalıntıları arasında, Gorchakov dünyanın kurtuluşu hakkında apokaliptik fikirler savuran, gizemli bir 'deli' olan Domenico ile karşılaşır. Bu karşılaşma, onun sanat, inanç ve insanlık durumu hakkındaki düşüncelerini derinden sarsacaktır.
Oleg Yankovskiy, Gorchakov rolünde unutulmaz bir performans sergileyerek karakterin melankolisini ve entelektüel arayışını muazzam bir incelikle yansıtıyor. Erland Josephson ise Domenico karakteriyle filmin felsefi omurgasını oluşturuyor. Tarkovski'nin imzası haline gelmiş uzun, şiirsel plan sekanslar, su, sis, ateş ve yansımalar gibi sembolik görsel unsurlar bu filmde de başrolde. Giuseppe Lanci'nin görüntü yönetmenliği, her kareyi bir tablo gibi işleyerek seyirciyi adeta bir rüya alemine davet ediyor.
'Nostalghia', sadece bir film değil, bir meditasyondur. Yabancılaşma, özlem, sanatçının sorumluluğu ve insan ruhunun kurtuluş arayışı gibi evrensel temaları, diyalogdan çok görsel bir şiir diliyle anlatır. Tarkovski'nin Sovyetler Birliği'nden ayrıldıktan sonra çektiği bu film, kişisel sürgün duygusunu da yansıtması açısından otobiyografik izler taşır. Sanat sinemasının kilometre taşlarından biri olan bu başyapıtı izlemek, seyirciyi derin bir içsel yolculuğa çıkarır ve üzerinde uzun süre düşündürecek güçlü imgeler bırakır. Arayış içindeki her izleyiciye hitap eden, zamansız bir klasik.
Oleg Yankovskiy, Gorchakov rolünde unutulmaz bir performans sergileyerek karakterin melankolisini ve entelektüel arayışını muazzam bir incelikle yansıtıyor. Erland Josephson ise Domenico karakteriyle filmin felsefi omurgasını oluşturuyor. Tarkovski'nin imzası haline gelmiş uzun, şiirsel plan sekanslar, su, sis, ateş ve yansımalar gibi sembolik görsel unsurlar bu filmde de başrolde. Giuseppe Lanci'nin görüntü yönetmenliği, her kareyi bir tablo gibi işleyerek seyirciyi adeta bir rüya alemine davet ediyor.
'Nostalghia', sadece bir film değil, bir meditasyondur. Yabancılaşma, özlem, sanatçının sorumluluğu ve insan ruhunun kurtuluş arayışı gibi evrensel temaları, diyalogdan çok görsel bir şiir diliyle anlatır. Tarkovski'nin Sovyetler Birliği'nden ayrıldıktan sonra çektiği bu film, kişisel sürgün duygusunu da yansıtması açısından otobiyografik izler taşır. Sanat sinemasının kilometre taşlarından biri olan bu başyapıtı izlemek, seyirciyi derin bir içsel yolculuğa çıkarır ve üzerinde uzun süre düşündürecek güçlü imgeler bırakır. Arayış içindeki her izleyiciye hitap eden, zamansız bir klasik.


















